Anadolu Tüneli'ne giren, tünelin öbür ucuna gitmek zorundadır!
 
AnasayfaKapıTakvimGaleriSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Paylaşımlarınızı bekliyoruz..                |AT|              Reklamların bizle ilgisi yoktur, reklamlardan kurtulmak için üye olunuz.                   |AT| 

Paylaş | 
 

 Seçme Kısa Hikayeler

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Melih
Yönetici
Yönetici
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 313
Unvan : Site Yöneticisi
Rep Puanı : 0
Puanlar : 3723
Kayıt tarihi : 24/01/09

Üyenin Durumu
Yararlılık:
10/10  (10/10)
Aktiflik:
9/10  (9/10)

MesajKonu: Seçme Kısa Hikayeler   Ptsi 02 Mart 2009, 14:46

Ben Çekilirim
Bir gün Diyojen, dar
bir sokakta zengin ve kibirli bir adamla karşılaşmış. Mağrur zengin; "Ben bir
serserinin önünden asla çekilmem!" deyince, Diyojen; "Ben çekilirim." demiş ve kenara
çekilip adama yol vermiş.


Öylesine Bir Hikâye

Anlatacağımız olaylar; Herkes, Herhangi Biri, Hiç Kimse ve Birisi adındaki
dört arkadaş arasında geçmektedir.
Yapılması gereken çok önemli bir iş
vardı. Herkes, Birisi'nin bu işi yapacağını düşünüyordu. Gerçi işi, Herhangi
Biri de yapabilirdi. Ama Hiç Kimse yapmadı. Birisi buna çok kızdı. Çünkü ona
göre iş, Herkes'in işiydi. Herkes, Herhangi Biri'nin bu işi yapabileceğini
düşünüyordu. Fakat Hiç Kimse, Herkes'in yapmayacağının farkında değildi.

Sonunda, Herhangi Biri'nin yapabileceği bir işi, Hiç Kimse yapmadığı için
Herkes, Birisi'ni suçladı.


Yapanın Yanına Kalmaz

Devrin padişahı, sarayının bahçesindeki
bir ağacı çok seviyordu. Bahçıvana; "Bu gül ağacına iyi bak!" emrini verdi.
Günün birinde bir bülbül bu ağaca musallat olup, gülleri yerlere serdi.
Bahçıvan, olanları padişaha anlattığında padişah; "Sen hiç merak etme, bülbülün
yaptığı yanına kalmaz." diye cevap verdi.
Bahçivan birkaç gün sonra bülbülü
yılanın ağzında görünce bunu da padişaha anlattı. Padişah yine aynı cevabı
vererek;"Yılanın yaptığı da yanına kalmaz." dedi.
Bir süre sonra bahçe
işlerini yürüten bahçivanın ayağına dolaşmaya çalışan yılan bahçivan tarafından
öldürüldü. Padişaha anlatılınca; "Bahçivanın da yaptığı yanına kalmaz." diye
cevap verdi.
Bir zaman sonra bahçivan, padişahı kızdıracak bir suç işledi.
Başına gelecekleri bildiği için padişahın huzuruna çıkıp; "Efendim!" dedi.
"Yapanın yanına kalmayacağını siz söylerdiniz. İhtimal ki şahsınıza karşı
işlediğim suça karşı ölüm cezası vereceksiniz. Bana bu cezayı verirseniz sizin
yanınıza kalır mı?" diye sordu.
Padişahı kendine getiren bu soru bahçivanı
affetmesine sebep oldu.


Taht

Bir gün saraya
gelen bilge bir adam, padişahın sarayda olmadığını görmüş ve geçip tahta
oturmuş. Bunu gören saray muhafızları, onu tahttan indirdikleri gibi, bir güzel
de dövmüşler. Dayağı yiyen adam oturup ağlamaya başlamış. Tam bu sırada içeri
giren padişah, bilge kişiyi ağlar görünce üzülmüş ve çevresindekilere onun neden
ağladığını sormuş. Durumu anlatmışlar. Padişah bilge kişinin gönlünü almak için
yaklaşmış. Ancak bilge kişi hükümdara; "Hayır, hayır!" demiş. "Beni dövdükleri
için ağlamıyorum. Tahtta birkaç dakika oturunca bu kadar dayak yedim. Siz ise
yıllardır oturuyorsunuz. Kimbilir ne
kadar çok dayak yiyeceksiniz..
düşünüp, ona ağlıyorum."


Bunun İçin Çok Şey Farkeder
Bir genç
sahilde yürüyordu. Yaşlı bir adamın yaptıkları dikkatini çekti. Yerden aldığı
deniz yıldızlarını denize atan yaşlı adama; "Ama, dedi. Kilometrelerce sahilde,
binlerce deniz yıldızı var. Birkaçını denize atmanız, neyi değiştirecek ki?

Yaşlı adam, yerden bir deniz yıldızı daha aldı.. Gencin şaşkın bakışları
altında, elindeki deniz yıldızını denize atıp; "İşte gördün mü?" dedi. "Bunun
için çok şey farketti bile.."


Dünyanın Sıkıntısı
Yerine geçecek
kimsesi olmayan bir hükümdar, ölmeden önce şöyle bir vasiyette bulundu; "Öldüğüm
gün şehrin kapısından girecek ilk kişiye ülkemin yönetimini teslim edin!"

Hükümdar öldükten sonra şehrin kapısından giren ilk kişi, tesadüf bu ya, bir
dilenciydi. Hükümdarlık tacını onun kafasına geçirip tahta oturttular. Bir zaman
sorna ülkeyi yönetmekte acze düşen yeni hükümdar, düşmanların saldırısı ve
ülkenin içinde bulunduğu ekonomik darboğaz nedeniyle bunalmaya başladı. Büyük
sıkıntılar yaşadığı o gün lerde eski bir dostuyla karşılaştı. Bir ekmeü, zor
buldukları günleri hatırlatan arkadaşı; "Ne büyük bir devlet konmuş başına"
dedi. "Tebrik ederim."
Hükümdar şöyle cevap verdi; "İçinde bulunduğum duruma
üzülmen gerek. Eskiden sadece bir ekmeğin yokluğunu çekerdim. Şimdi ise bütün dünyanın sıkıntısını
çekiyorum
."

_________________
Sıkça Sorulan Sorular | Forum Kuralları'nı okumadan mesaj yazmayınız..

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://anadolutuneli.yetkin-forum.com
 
Seçme Kısa Hikayeler
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Öldür beni anne :(:(:( beni ağlatan hikaye...

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Anadolu Tüneli :: Eski Arşiv :: EDEBİYAT ve Hikaye :: Hikayeler-
Buraya geçin: